Aile İçi Ortak Kurallarla Çocuğa İstikrar Sağlamak
Boşanmada çocuğun velayet düzeni oluşturulurken her şeyden önce çocuğun yararı dikkate alınmalıdır. Yargılama süreci ebeveynlerin maddi durumunu, çocuğun psikolojik bağını ve çocuğa gelişim düzeyine uygun özen ihtiyacını birlikte değerlendirir. Ortak velayet yaklaşımı çocuğa her iki ebeveynle istikrarlı ilişki sürdürebilmesi açısından faydalı imkanlar doğurabilir. Tek velayet modelinde ise çocuğun temel kararları yalnız bir elinde olur. Bu düzenin seçileceği her olayın somut koşullarına göre şekillenir. Aile danışmanları çocuğun sabit bir ortam oluşturulmasının önemine işaret eder. Alınacak kararların çocuğun büyümesine uygun olması arzulanır. Böylece velayet süreci anne babanın kişisel öncelik kaygılarından daha çok çocuğun durumu ön plana alınmalıdır.
Boşanma kararı çocuğa açıklanırken gelişim dönemine uygun bir dil kullanılmalıdır. Küçük yaştaki çocuklar değişikliği tam anlayamayabilir, dolayısıyla anlaşılır ifadelerle açıklamak gerekir. Büyük çocuklar ise daha detaylı bilgi talep edebilir. Anne ve babanın ortak olarak konuşması çocuk huzurunu korumaya katkı sağlar. Küçük birey sorumlu olmadığı son derece kritiktir. Ailenin eş konusunda olumsuz ifadelerden uzak durması önerilir. Bilgilendirme anında çocuğun sorularına sakin cevaplar hazırlanması gerekir. Çocuğun duygularını ifade göstermesine alan verilmelidir. Bu süreç bir kerede bitmeyebilir, tekrarlanabilir. Çocuğun zaman içinde ortaya çıkan kaygıları dikkate bulundurularak yanıtlanmalıdır. Destek veren bir yaklaşım korunması çocuğa önemli bir huzur verir.
Boşanma süreci çocuğun duygusal gereksinimleri sıklıkla göz ardı edilebilir. Çocuk kaygı duysa dahi bu durumu her zaman kelimelerle ifade. Tutum değişiklikleri dikkat çekici sinyaller olabilir. Yeme düzenindeki değişimler ilgi gerektirir. Aniden gelen sinir tepkileri ya da içe kapanma durumları ebeveynlerin dikkatini uyandırmalıdır. Çocuk eğlence isteklerindeki farklılaşma de göstergeler taşıyabilir. Öğretmen çevresinden iletilen gözlemler de değerli görülebilir. Yetişkinler çocuk duygularını yargılamadan dinlemeye itina göstermelidir. Uzman rehberlik almak ihtiyaç duyulduğunda tereddüt yapılmamalıdır. Çocuk kendisini emniyette hissettiği ortamlar oluşturmak hem de yararlı ve destekleyici bir yaklaşımdır. Hoşgörülü yaklaşmak ve süreklilik gösteren bir davranış sergilemek çocuk iyileşme süreçlerini kolaylaştırabilir.
Ebeveynler arasındaki temas boşanma ardından bile çocuk yönelimli bir tür bilinçle sürdürülmelidir. Öfke hisleri bir yana ayrılarak yalnızca çocuk için dair meseleler konuşulması faydalıdır. Mesajlaşma araçları net ve nazik kurulmalıdır. Çocuğun huzurunda münakaşa yapmaktan kaçınmak oldukça kritiktir. Çocuğa iletilen mesajlar mümkün ölçülü olmalıdır. Diğer ebeveyn hakkında çocuk nezdinde küçültücü sözler söylemek çocuğun sadakat sıkışmışlığına neden olabilir. Müşterek seçimler belirlenirken çocuğun menfaati öncelikli tutulmalıdır. Sağlık konularında bilgi alışverişi düzenli olmalıdır. Belgelenmiş protokoller pek çok durumlarda kafa karışıklıklarını önleyebilir. Arabuluculuk yöntemleri de düşünülebilir. Çocuğun her iki tarafla sağlıklı ilişki geliştirebilmesi adına konuşmanın böyle bir çerçevede yürümesi önemlidir.
Boşanma sonrasında birliktelik programı belirlenirken çocuk dönem durumuna uygun olarak plan geliştirilmesi büyük ölçüde önemlidir. Birliktelik süreleri mümkün istikrarlı ve belli olmalı. Hafta içi görüşmeleri ile uzun dönemli görüşmeler uyumlu bir tür plan meydana getirebilir. Okul öncesi minikler açısından tekrarlayan periyodik buluşmalar çok daha münasip görülebilir. Ergen çocuklar ya bizzat sosyal planlarını göz önüne katmalı. Plan yapılırken okul dönemleri ile özel gün günleri gözetilmelidir. Güncelleme yapılması gereken koşullarda ortak danışma kurularak davranış sağlanmalıdır. Önceden bildirilmemiş değişikliklerin çocuk zorlayıcı sarsması olasıdır. Düzen kayıtlı biçime getirildiğinde ebeveynler içinde uyuşmazlık olasılığını hafifletir. Çocuğa program dair anlayışına elverişli bilgi verilmesi güven hissini güçlendirir. Bütün buluşma akabinde çocuğun yaşadıklarını paylaşabileceği bir tür zemin hazırlamak kıymetlidir.
Boşanma sürecinde çocuğun eğitim düzenini korumak için ilk adım olarak öğretmenlerle aralıklı iletişim kurulmalı. Her iki taraf okul veli görüşmelerine birlikte yer almalı. Çocuğun devamsızlık durumları takip edilmeli. Sınav dönemleri özellikle planlanmalı. Ödev çalışma zamanları sabit korunmalı. Arkadaş çevresi olabildiğince aynı kalmalı. Okul yolculuk düzeni gibi tekrarlayan işler ayrıca aksamamalı. Rehber öğretmen ile değerlendirmeler düşünülebilir. Çocuğun ruhsal durumu sık sık gözlemlenmeli. Ders başarısındaki ani değişimler uyarı olabilir. Bu aşamada okulla şeffaf bir ilişki sürdürmek önemlidir. Böylece çocuk, gündelik düzeninin en az birkaç alanında istikrar hissedebilir.
Ebeveynler arasındaki çatışma, çocuğun ruhsal gelişimi üzerinde kalıcı izler bırakabilir. Kavga sesleri duyan çocuk kendisini suçlu hissedebilir. Sürekli huzursuzluk ortamında büyüyen çocuk tedirginlik yaşayabilir. Uyku saatleri bozulabilir, iştah azalabilir. Bazı çocuklar sessizleşir, bazıları ise hırçın davranışlar ortaya koyabilir. Akademik performansta düşüş çoğu zaman görülür. Çatışma hangi yoğunlukta uzun sürerse etkisi o kadar artar. Çocuk, kendi duygusal dünyasını anlamakta zorlanabilir. Bu nedenle ebeveynlerin yapıcı bir iletişim biçimi kullanması gerekir. Çocuğun önünde değer sözler kullanılmamalı. Sorunların küçük birey duyacağı alanda tartışılmaması önemlidir. Çatışmanın yumuşatılması çocuğun iyiliği için belirleyici bir adımdır.
Boşanma sürecinde çocuğu taraf tutmaktan uzak tutmak, ebeveynlerin en zor görevlerinden biridir. Çocuğa diğer ebeveyn dair olumsuz yorum aktarılmamalı. "Baban|Annen" gibi sözlerle çocuğu arada bırakmak doğru değildir. Çocuğa mesaj verirken tarafsız bir dil kullanılmalı. Hediye, harçlık veya ayrıcalık ile sevgi satın almaya yönelmek çocuğu incitme riski taşır. Mahkeme düzenlemeleri çocuk yanında eleştirilmemeli. Çocuğa "seçim" yaptırmak onu ağır bir yük altında bırakır. Çocuğun her ebeveynle ilişkisini korumasına destek olmak gerekir. Çocuğun aidiyet çatışması yaşamasına izin verilmemelidir. Bu anlayış çocuğun kendini korumasına yardımcı olur.
Boşanma sürecinde profesyonel destek almak, hem anne-baba hem de çocuk için büyük bir fayda olabilir. Çocuk psikoloğu, durumu çocuğun yaşına uygun biçimde açıklamaya yardımcı olabilir. Aile danışmanı, ebeveynler ortasındaki iletişimi iyileştirmek için çalışabilir. Oyun terapisi, küçük minik yaşlarda duyguları dışa vurma açısından etkili bir yoldur. Çocuğun korkusu uzun devam ederse mutlaka profesyonel görüşü alınmalı. Uzman rehberliği ebeveynlere hangi türden ifadelerin tercih edilebileceğini gösterir. Danışmanlık seansları ebeveynlerin kişisel duygularını kontrol etmelerine de yardımcı olur. Çocuğun gereksinimleri yetişkinlerin bakış açısından değil onun dünyasından anlaşılmalıdır. Destek istenmesi zayıflık değil, bilinç göstergesidir.
Yeni bir aile düzenine çocuğu hazırlamak, özen ve önceden düşünme gerektiren hassas bir süreçtir. Yeni eş ile tanışma süreci çocuğun hızına göre düzenlenmelidir. İlk karşılaşmalar kısa ve baskısız ortamlarda yapılmalı. Çocuğun kendi sınırlarına saygı gösterilmelidir. Yeni aile üyesinden aceleyle anne veya baba rolü geçmesi istenmemelidir. Çocuğun kaygılarını anlamak önemlidir. Yeni kardeşler ile ilişki kademeli bir şekilde gelişmelidir. Ortak birlikte etkinlikleri basit ve keyifli tutulmalıdır. Çocuğun önceki anılarına saygı gösterilmesi sağlıklı bir geçiş sağlar. Sabırlı ve tutarlı yaklaşmak, çocuğun yeni düzene rahatça uyum sağlamasını hızlandırır.
Ayrılık sürecinde küçükleri gözetmenin temel adımları
Ailede ayrılık aşamasında öncelikli konu çocuğun duygusal güvenliğini sağlamaktır. Baba konumunda çocuğa ayrılığın suçlusu olmadığını açık açık ifade etmelisiniz. Küçükler çoğu zaman kendilerini mesul görebilir, bu yüzden açık ve istikrarlı bir üslup kullanmak önemlidir. Boşanmanın gerekçelerini uzun tarzda anlatmak yerine yaşına münasip bir açıklama hazırlamak oldukça doğrudur. Küçüğün sorularına sakin ve samimi yanıtlar sunmak, huzur duygusunu pekiştirir. Bütün aşamada evladın yakınında kalan istikrarlı bir rutin devam ettirmek ona kendini göstermek.
Yaygın yapılan yanlışlardan kaçınmak
Boşanma aşamasında ebeveynlerin en yaygın işlediği kusurlardan başlıcası çocuğu ebeveynler kendi anlaşmazlığın tam ortasına sürüklemektir. Küçüğe karşı eş hakkında olumsuz yorumlar dile getirmek, küçüğün bağlılık ikilemi hissetmesine sebep olur. Bir diğer sık rastlanan hata ise küçüğe mesajları örtülü yollardan ulaştırmak, böyle hal küçüğü zihin kargaşasına sürükler. Çocuğun eğitim performansındaki farklılıkları göz ardı etmek dahi yaygın rastlanan tek sorundur. Ayrıca çocuğun duygusal talepleri göz ardı ederek yalnız finansal meselelere yoğunlaşmak ise yaygın bu yanlıştır.
Uzmanların önerdiği uygulamalı öneriler
Aile danışmanı görüşlerine göre evlilik sonu aşamasında küçükle istikrarlı kısa iletişim sürdürmek son derece önemlidir. Tüm sabah kısa vakit ayırmak, evladın hislerini özgürce ifade edebilmesi için kritik tek aşamadır. Çocuğun gelişim dönemine münasip etkinlik hem grup faaliyetlere dahil olmasını teşvik etmek yine profesyonellerin sıkça vurguladığı konular arasındadır. Bu yaklaşımın ek olarak gerektiğinde uzman terapötik rehberlik alınmasını sağlamak evladın duygusal dengesi açısından çok hayırlı sonuç verebilir.
Ayrılık döneminde masraf hem ekonomik plan düzenlemesi
Ayrılık sürecinde evladın maddi gereksinimlerinin aksamaya uğramaması için gelirlerin titiz bir biçimde hazırlanması önemlidir. Nafaka ve çocuk masrafları konusunda taraflar kendi içinde net bir mutabakat yapılması küçüğün yaşamı bakımından kritik ehemmiyete sahip olur. Masraf bölümlerinin dökümünün çıkarılması hem düzenli biçimde takip sürdürülmesi ayrıca şeffaflık hem de sorumluluk verebilirlik açısından büyük avantaj sağlar. Gerekli koşullarda hukuki danışmanlık talep edilmesi ise muhtemel çatışmaların karşısında geçmek açısından son derece işe yarar.
Mevsim hem zamanlama meselesinde özen gereken noktalar
Boşanma sürecinde değişikliklerin ne anda hem ne biçimde gerçekleştirileceği çocuğun adaptasyonu yönünden belirleyici tek rol oynar. Öğretim yılının başlangıcı veya izin zamanları örneğin evladın günlük düzeninde değişikliklerin yoğun yaşandığı aralarda değişimin paylaşılması meselesinde dikkatli hareket etmek önemlidir. Zamansal açısından tatil ve anlamlı zamanlar yine küçük açısından ruhsal yük yaratabilir, bu sebeple baştan hazırlıklı tek yaklaşım benimsemek yararlıdır. Ebeveynlerin birlikte kararlaştırdığı plan ayrıca tutarlı bir tane icra çocuğa öngörülebilirlik vererek korkusunu düşürür.
Çok soru olan sorular
Aileler boşanma sürecinde en çok merak ettikleri konulardan ilki küçüğün hangi tür dönemde ve hangi şekilde haberdar edilmesi gerektiğidir. Genel psikolog önerileri çerçevesinde çocuğun olgunluk basamağına yerinde hem basit bir anlatımla konuşmanın hayırlı olacağı ifade edilmektedir. Başka çok sorulan mesele ise evladın hangi koşullarda psikolog yardımına lüzum olduğudur. Yeme tutumundaki bozulmalar, eğitim performansındaki açık düşüşler ve süreli süren üzüntü göstergeleri görüldüğünde profesyonel bir görüş alınmasını sağlamak çok gereklidir.